Güvenevler Mah. 1928 Sk. Ekinci Global İş Merkezi Kat:14 No:25 Yenişehir, 33140-Mersin

Duygularınıza Kulak Verin
İçinde bulunduğumuz yüzyıl Bilgi Çağı veya Dijital Çağ olarak nitelendirilirken, robotların insanlaştırıldığı bu dönemde, insanı nasıl tanımlamalıyız? Çok fazla bilgiye artık neredeyse tek bir tuşla sahip olabilen bizler, kendimiz hakkında gerçekten ne kadar bilgiye sahibiz? Web sitemizin ana sayfasındaki slider’lardan birinde yer alan “Duygularınıza kulak verin” sloganı bu yüzden bilinçli bir seçimi yansıtıyor. Modern çağın hızı, koşuşturmacası içerisinde insanı merkeze alıp,“Bir dur ve içinde ne oluyor fark et” sonuç odaklı, hep bir şeyleri yetiştirmeye çalışarak yaşarken sen nasılsın, senin deneyimin, yaşadıkların neler farkında mısın?
Belki kültürel kodlarımızdan gelen “ güçlü insan duygularını belli etmez” klişesine karşı susmayı değil duymayı, bastırmayı değil fark etmeyi öneriyoruz.
“Önce duy.
Anla.
Sonra karar ver.”
Çünkü duygu bastırıldığında kaybolmaz;
bedene, ilişkiye, davranışa sızar.
Dinlenmeyen duygu bağırır.
Anlaşılmayan duygu hastalanır.
Toplum olarak dayanmayı öğrendik.
Ama duymayı erteledik.
Sabretmeyi kutsadık,
fark etmeyi ihmal ettik.
Duygularımıza kulak vermek;
zayıflık değil, olgunluktur.
Kontrolsüzlük değil, bilinçtir.
Duygusallık değil, insanlıktır.
“Bu hislerin bir nedeni var.
Ve sen onları duyacak kadar buradasın.”
Duygu ile duygusallık arasındaki bilimsel fark;
Psikolojide bu ayrım nettir:
- Duygu:
Organizmanın iç ve dış uyaranlara verdiği anlamlı, geçici ve düzenlenebilir tepkidir. - Duygusallık (emotional reactivity / dysregulation):
Duyguların fark edilmeden bastırılması ya da kontrolsüz şekilde dışa vurulmasıdır.
Duygu düzenleme alanında yapılan çalışmalar (özellikle James Gross’un Süreç Modeli) şunu gösteriyor:
Duygular bastırıldığında ortadan kalkmaz; fizyolojik yük artar, stres yanıtı uzar ve bedensel sistemler zorlanır.
Yani sorun “hissetmek” değil, hissedileni duyamamaktır.
Bilimsel literatüre göre duygular sağlıklı karar verme, bedensel denge ve psikolojik dayanıklılığın temel bileşenidir.
Nörobilimci Antonio Damasio, duyguları devre dışı bırakılan bireylerin mantıklı karar veremediğini göstermiştir. Damasio’ya göre duygu, aklın düşmanı değil; rehberidir. Duygularını hissedemeyen bireyler, seçenekler arasında kalır, riskleri değerlendiremez ve davranışlarını organize etmekte zorlanır.
Bilim bize şunu söylüyor:
- Duygular bastırıldığında zarar verici şekilde güçlenir
- Dinlendiğinde düzenlenir
- Anlaşıldığında dönüştürür
Duygularımıza kulak vermek;
duygusallık değil, bilinçli öz düzenlemedir.
Zayıflık değil, nöropsikolojik olgunluktur.
Duygularınıza kulak verin…
Kaynakları okumak isteyenler için,
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17576282
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30385251